Dünyanın her yanındaki, başına buyruk, tavanı gökyüzü, zemini toprak, deniz, sokak olan dört duvarsız mutfaklar. Açık havada, keyifli, ucuz, şenlikli yeryüzü sofraları, herkesle oturulan.
Gezgin yemekçisiz dünya olur mu hiç? Kokoreçin kaldırımlardan silindiğini düşünsenize… Seyyar sofraya keyf ehli oturur. Ağaç altını, sokakta atıştırmayı sevenler. Dikkat, özen, çatal bıçak tangosunu bilmek gerektirmez. Ne tostçu ne elinde tepsiyle dikilen yüzünden lokmaların boğaza dizildiği fast food denen hızlı tıkınma sektörü gezentidir. Kumpir nam patates sarayını, külde patatese aşinalığımızdan hemen bağrımıza bastık.
Eskiden seyyar sosis pilavcı vardı. İstiklal’de, tel tel dökülen nohutlu pilavla, salçalı suda pişmiş sosisi aynı tabakta alıp, ayran eşliğinde yerdiniz, kaldırımda. Yazının Devamı İçin...