azaza

Yemek ve Kültür Dergisi

   ANA SAYFA   SON SAYI   ESKİ SAYILAR   ABONELİK   ONLINE SATIŞ   HAKKIMIZDA   ÇİYA YAYINLARI   YARDIM   İLETİŞİM   
Çiya
49. Sayı Sonbahar 2017
49. Sayı Sonbahar 2017
48. Sayı Yaz 2017
48. Sayı Yaz 2017
47. Sayı İlkbahar 2017
47. Sayı İlkbahar 2017
46. Sayı Kış 2017
46. Sayı Kış 2017
45. Sayı Sonbahar 2016
45. Sayı Sonbahar 2016


Nân-ı Azîz'in Anadolu'daki macerası: Ankara Fırınları

Ömer Türkoğlu

Geriye yönelik üç yüz yıllık süreçte Ankara kent tarihi incelendiğinde, şehir ve sakinlerinin yaşadıkları doğal afetler, salgın hastalıklar, kıtlık/kuraklık gibi nedenlerin sonucu olan ekonomik güçlüklerle, ekmeğin ve fırınların doğrudan ilişkisi olduğu görülür. Ankara, sof üretimi sayesinde elde ettiği kazancı, önemli ticaret yollarının kavşağında bulunması ve hububat ziraatının mühim bir merkezi olması sebepleriyle kozmopolitliği, buna paralel kent düzeni ve kültürünü Anadolu’daki diğer yerleşim merkezlerine kıyasla daha erken içselleştirmiş bir kenttir. Bu bağlamda erken ortaçağ Avrupa şehirlerindeki lonca örgütlenmesinin sağladığı ticari düzen, ahlâk ve anlayış, ahilik sayesinde en fazla Ankara’da görülmektedir. Ankara’daki birçok esnaf erbabında ama bilhassa tiftik keçisi yetiştiriciliğinden sof üretimi ve işlenmesinin çeşitli aşamalarına kadar uzanan zanaatlarda gelenekselleşmiş belirli kurallar, diğer esnaf kollarında olduğu gibi ekmekçi ya da fırınlarda da görülür. Bu kuralların işlerlik kazanmasında ahilik gelenek ve teşkilatının etkisi olduğu kadar yerel yöneticilerin inzibati tedbirlerinin de payı olduğu yadsınamaz.

1827 yılında konulan “ihtisap resmi” gereğince tutulan defterlerden Ankara’da 14 tane “ekmekçiyan” esnafının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu sayı, kentteki diğer esnafların, örneğin terzi, şalcı, dikici, berber, kahvehane vs. adedinden çok azdır. Ancak esnaf başına tahakkuk eden resim miktarına bakıldığından ekmekçiler -han ve hamamlar hariç tutulduğunda- kasap (12 para) ve değirmencilerden (10 para) sonra (8 para) ile üçüncü sıradadırlar. Bir çıkarım yapmak gerekirse sayıları birçok esnaftan az olmakla birlikte ekmekçi/fırıncı esnafının diğerlerine oranla daha fazla kazandıkları söylenebilir. 

Devamı...

Makalenin yayınlandığı dergi:
32. Sayı İlkbahar 2013
32. Sayı İlkbahar 2013

 


Çiya
Diller
Türkçe      İngilizce     
Duyurular
Melceü’t-Tabbâhîn - 2016-12-08 13:12:32
Mehmet Kâmil'in Melceü’t-Tabbâhîn'i günümüz Türkçesiyle okurlarına kavuştu.

YemekveKültür - 2016-09-02 11:02:56
YemekveKültür dergisini; D&R, Remzi, Gergedan, Pandora, Eren Kitap, Turhan (Ankara), Yakın (İzmir), Pusula, Artı (İzmir), Arkeoloji ve Sanat, İmge ve daha birçok kitabevinden temin edebilirsiniz. Ayrıca bu sayıdan itibaren Dost Kitabevi (Ankara), İnkılâp Kitabevi’nin Ataşehir, Acarkent, Metroport, Balçova (İzmir) şubelerinde de okurlarımızla buluşuyoruz.

Sepetim
Sepetinizde şu anda ürün bulunmamaktadır.
Çiya Yayınları
Melceü’t-Tabbâhîn (Aşçıların Sığınağı) Karton kapak

Melceü’t-Tabbâhîn (Aşçıların Sığınağı) Karton kapak



Mutfaktaki Felsefe

Mutfaktaki Felsefe



Yemek

Yemek




Gizlilik Politikası   |   Garanti ve İade Şartları   |   Sipariş ve Teslimat Şartları

Copyright © 2018 Yemek ve Kültür Dergisi
Powered by webarthome